Yeni Bir Bakışla Fareli Köyün Kavalcısı
Yeniden çok bilindik olduğuna üzüldüğüm bir ‘Adı Masal daha’’…
Yahu ben de kimim, adamlar o kadar zaman önce yazmış adı da masal olmuş kuşaklar boyunca anlatılıyor. Sen bunu mu eleştiriyorsun şimdi, sesleri gelebilir. Eleştirmiyorum. Yeni bir bakışla bakıyorum. Akıntıya kürek çekilmez ama taş konabilir değil mi.
Değerlerimiz ve inançlarımız ninnilerimizden masallarımıza işte böyle bozuldu. Bu kitapları okumaya başlayan çocuklarımızın eline bir verirsek vay hâlimize desem az söylemiş olmam. Neden mi?
Masalı yeniden yazarak cevaplamış olayım:
Günlerden birgün şirin mi şirin bir köy varmış fareler gelmiş, adı fareli köy olmuş. Buraya kadar sorun yok sorun: farelerin köye girmesinden sonra çirkin olan: mutsuz tü kaka olmaya başlayan köyde. Sanki bu hayvanları bugüne kadar Allah yaratmamıştı ve hiçbir yerde yoktu da… Sonradan biri ortaya çıkarmış gibi, yaratılışı inkâr etme harflerini itinayla çocuklarımızın ve bizlein bilinçaltına gönderiyorlar. Bizim de dimağlar nasılsa çatırdadığından, çatlaklardan sızan su damlalarını göremeyecek hâldeyiz… Bunu bir güzel kullanıyorlar ve gene karşımıza: Yaratanların en güzel ve tek yaratıcısı olan Allah’ı yok sayma budalalığı çıkıyor. Dahası da var maalesef. Masal tüm acımasızlığıyla, had bilmez acuzeliğiyle -Ki en tehlikeki boyut burada başlıyor: Allah’ın hudutları vardır. Haddini bilmeyen insan karakteri oluşturmak isteyen bu güruh, önce okuduklarımızdan beynimize, sonrada, beynimiz aldıklarını vereceğinden, konuştuklarımıza doğru bu sınırların ihlal edilebilir olduğunu düşündürmek için bu noktaları ıskalamadan yerleştirirler. – Dahasında olan şey şu: Fareler yok edilmek için Muhteşem güzelleştirilen ve şımartılan insan, kusursuz bir varlık olarak kaval çalma güzelliğiyle masala giriş yapar. Bu sırada kaval çalma eylemiyle fareleri yok etmek için tuzak kurarak, onları suya götürür ve boğar. Tuhaf olan, bu kadar canice bir eylem; nasıl oluyor da bu denli muhteşem bir çözüm hâline getiriliyor. Burayı dikkatlice düşünmemiz gerekiyor. Köydeki herkesin farelerden kurtulmak istemesi ancak hiç kimsenin farelerden kurtulmaya çözüm bulamaması,
-Kurtulmak kelimesini bilinçli olarak kullandım. Masalda bu hayvanların, yalnızca fazlalık olarak gösterilmesine atfediyorum.- sonrasında güzellikler atfedilen bir insanın ‘’o muhteşem sesiyle’’ köye gelmesi ve katliam planını işlerken bir de üstüne çıkar göz etmesi. Burası da kaçmamalı. Burada verilen mesaj hiç gizli değil inanın gayet açık ancak tefekküre muhtaç: Kazanmak için: Allah’ın sana verdiği kabiliyetleri; her şey uğruna, başkasına zarar vermek ya da sadece kazanma hırsı uğruna -hiç önemli değil ne kazandığın- boşa kullanmak, dahası yaratılmışlara faydalı olmak -şu anda ütopya kadar uzak zaten bu kısımları düşünemiyoruz bile – adına hiçbir belirti ve irade kullanımı yok. Ne kadar çok şeyi değiştirmek zorunda olduğumuzu anlıyorsunuz değil mi…
Adı masalın devamında gelen: Tehditler, bu katlin karşılığında muhtardan alacağı çıkar için söz verilmesi ve sözü verilen bu karşılığın alınamaması. Masal devam ediyor ve bizim muhteşem sesli kavalcı, o hırsla köyü temizlemeye başlıyor üstelik asıl niyetini ele verir gibi başta çocuklar olmak üzere…
Masalda köydeki insanların yaşadığı sorunun iyi anlaşılmadığını düşünüyorum. Allah’ın verdiği aklı iyi kullanarak öncelik çocuklarımızın ve bizlerin sorunun kaynağını iyi anlamaya çalışması gerek. Hayat içerisinde Rabbimin verdiği akıl hükmünde biraz da bunun için var. Sorun farelerin varlığı değil, farelerin asıl yaşam alanlarından çıkıp, insanların yaşam alanına dahil olmuş olması. Bir Müslüman çözümlerini: Allah’ı razı edecek şekilde bulmalı ve uygulamalıdır. Çocuklarımıza da bunu öğretmeliyiz. Mesela nasıl? Şöyle: insanı yüceltmeyi bir kenara bırakarak: Belli ki bu köy yeterince şirin değil çünkü bu köyde kediler eksik. Allah’ın nizamında normal olan şekilde, bu köydeki insanlar kedi sahiplenir ve beslemeye başlarsa: kedi gören her fare kendi evine dönecek ve başka evlerde ortaya çıkmaya pek korkacaktır.
Allah’ın kurmuş olduğu bir düzen zaten mevcuttur. Bu düzenin dışına çıkmadan yaşamaya çalışmak da bizim için daha huzurlu ve korkulardan emin olmak olacaktır.
Selam ile…